Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, BloombertHT’de Tecrübe Konuşuyor isimli programın konuğu oldu. Canlı yayında konuşan Abdulkadir Konukoğlu, iş dünyası içerisinde geçirdiği uzun yıllarda edindiği tecrübeleri anlatırken 2013 yılında emekli olacağını ve yerine kardeşi Zeki Konukoğlu’nun geçeceğini söyledi.
Konukoğlu, canlı yayında şunları söyledi:
“Ben 65 yaşında emekli olacağımı bundan 15 yıl önce söylemiştim. İki yıl sonra görevi bırakacağım. Önümüzdeki 2013 yılından itibaren Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ise kardeşim Zeki Konukoğlu yürütecek. Ben ise daha çok sosyal işlerle ilgileneceğim. Tabi elimi tamamen Sanko Holding’ten çekecek değilim, yine onlara ağabeylik yapmaya devam edeceğim.
DÜNYADA TÜRKİYE, TÜRKİYE’DE GAZİANTEP SÖZÜ...
“İnsanların doğdukları ve yaşadıkları yere yardım etmeliler. Kendi çevresi içerisinde bunu da düşünürken herhangi bir yatırım yapacaksa önce kendi memleketinde, daha sonra komşusunda, daha sonra ülkesinde yapmalı. Dinimizde de hayır yapacağınız zaman önce komşunuzdan başlarsınız sonra yabancıya yardım edersiniz. Bu da bunun gibi, biz önce kendie şehrimize, sonra şehrimizin komşusuna sonra ülkemize ondan sonra da başka ülkelere yatırım yaparız. Bu söz de bu düşünceden çıktı.
TEKSTİL SEVGİSİ...
Bizim hatırladığımız ailemiz 1904 yılından buyana tekstil işi yapıyor. Tabi bu bizim hatırladığımız. Bunun daha öncesi de var. Tekstile olan ayrı bir sevgimiz var. Tekstil sektörü içinde bulunduğu insanları kendine doğru çeker. Bu sektöre bulaşan bırakamaz. Tabi bu sektörde herzaman krizler olur. Eskiden bir rüzgar eserdi derlerdi ki “tekstil sallanıyor”. Ben doğdum tekstil sektörü sallanıyor, ben bu yaşıma geldim sektör hala sallanıyor. Tekstil sektörü hep krizler içindedir. Ama bu sektörde yıllarca kriz içinde olsa da 6 ayda kendini toparlar.
İLK İŞ TECRÜBEM
Ben işletmeyi çok seviyordum. Okuldan ayrılıp babama ‘ben işletmede çalışmak istiyorum’ demiştim. Beni götürüp ‘eti senin kemiği benim. Bundan sonra benim oğlum değil, senin çırağın’ diye ustama teslim ettiler. Bu şekilde işe başladım. Tabi ilk zamanlar zor geçti. İlk 6 ay yerleri süpürdüm. Ama zaman içinde yükselerek 14 yıl fiilen işletmenin içerisinde çalıştım.
İŞİN HİLESİ DÜRÜSTLÜKTÜN KURALI...
Babam hep şunu derdi; “Oğlum para kazanmak için hile yapıyorsan bu eninde sonunda çöker. Eğer sen dürüst olursan zaten herzaman para kazanırsın. Onun için hileye gerek yoktur.” İşin hilesi dürüstlüktür sözü de bu kuraldan gelir.
RÜZGAR BANK...
Birgün dedeme ‘dede şu altınlarını bize ver de yatırım yapalım. Biz sonra sana veririz’ dedik. Dedem altını çok severdi. Yatırımının bir kısmını hep altına yapardı. Bunun üzerine bize ‘size rüzgar banktan bir çek yazayım da gidip ordan alın’ demişti. Tabi o zamanlar bunun ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyorduk. Aradan 30 yıl geçti. Biz Çatalca’daki rüzgar enerjisini kurduk. Oranın açılışında Sayın Başbakanımıza da söylemiştim. İşte rüzgar bankası doğdu, rüzgar esiyor biz para kazanıyoruz. Yani bundan 30 yıl önce dedemin söylediği şey bugün gerçek olmuştu.
AİLE SAYGISI...
Anadolu’da bir aile saygısı vardır. Bu saygı kademesi içinde de bir büyük olarak herkesin durumunu belirleyeceksiniz. Eğer bunu yapmazsanız aile içinde çatlaklar oluşur. Tabi ailedeki büyük, yani baba veya abi bu konunun üzerine eğilir ve işi kontrol altına alırsa herkesin belirli bir noktada alacağını öderseniz sorun yaşanmaz.
YENİ SEKTÖRE GİRMEK...
Aslında ben çok fazla sektöre girmeyi doğru bulmuyorum. Ama burada iyi sektörleri seçebilmek için de çok sektöre girip daha sonra bunları eleyerek birkaç sektörde kalmak daha yararlıdır. Tabi yeni bir sektöre girerken piyasa araştırmasını yapıyoruz, genel yatırım hesapları gibi şeyleri yapıp yatırıma karar veriyoruz. Bunun içinde verimlilik yoksa veya belirli bir noktadan sonra büyüyemiyorsanız o sektöre çok yaklaşmıyoruz veya o sektörden çıkıyoruz. Nasıl ki bir uçağın yükselebilmesi için bazı ağırlıklarından kurtulması gerekir. Bu da böyle bir durum. Yani yeri geldiğinde girmesini de bileceksiniz çıkmasını da.
ÇİMENTO SEKTÖRÜ...
Çimento sektörü özellikle gelişmekte olan ülkeler için çok önemli. Çünkü gelişen ülkeler yatırım yapmak zorunda. Konun yönünden daha geniş ailelerin daha büyük yerlerde yaşaması veya ayrı ayrı yaşamasından dolayı da çimento sektörü çok gerekli. Eskiden bir evin içinde 10 kişilik bir aile yaşardı. Bugün öyle değil. Bakıyorsunuz insanlar evlendiğinde ayrı eve çıkıyor. Hatta bekar olduğu halde ayrı evde yaşamak istiyor. Ben evlendikten sonra 8 yıl babamla aynı evde oturdum. Şimdi durum öyle değil. Bu nedenle özellikle konuk konusunda çok büyük yatırımlar olduğu için çimento sektörü büyük önem arzediyor.
GAZİANTEPSPOR DENEYİMİ...
Ben hayatımda 3 kez maça gittim. O dönemde de Amcam Saip Konukoğlu Gaziantepspor Başkanıydı. Amcam bıraktıktan 7 yıl sonra Gaziantepspor küme düştü. Tabi şehrimizin takımı olduğu için tekrar biz ele aldık. Ben teslim aldığımda Gaziantepspor’un nohut dürümcüsüne kadar borcu vardı. Bunları hepsini temizledim ve 1. Lige çıkması için çalıştım. Çok geçmeden Gaziantepspor 1. Lige çıktı. Belirli bir noktaya kadar görevimizi yaptık ve sonrasında teslim ettik.
RÜZGAR KESİLİNCE...
2001 krizi çok büyük bir krizde. Bankalar tekstilcilere kredileri çekmişti ve bir çok tekstilci zor durumdaydı. Bizim mali imkanlarımız yüksek olduğu için o dönemde tekstilcilere destek olmaya karar verdik. İplik fiyatlarını sabitledik. Kendi kapasitemizi düşürmek yerine tekstilcilere 6 ay vedi açıp bu adamları rahatlatalım dedik. Çünkü tekstilcilerin çalışması bizim çalışmamız anlamına geliyordu. Tabi bu durum krizi daha rahat atlatmamızı sağladı. Böylece rüzgar kesildiğinde küreklere asılmış olduk.
KEŞKE OKUSAYDIM...
En önemli keşkem okumaktı. Hep keşke okusaydım diyorum. Bunun eksikliğini zaman zaman hissediyorum. Hep şunu düşündüm üniversitede okumadan doktora ünvanı almak herkese nasip olacak birşey değildi. Bugün insanlar eski zenginlerin çoğunun üniversite mezunu olmayışına bakıp kendilerine pay çıkarabilirler ama bu tabu artık yıkıldı. Eskiden okuyan sayısı azdı. Ama şimdi üniversiteler öğrencilerle dolu. Bugün üniversite mezunu birinin zengin olmasıyla lise mezunu birinin zengin olması arasında dağlar kadar fark var.
SERVETİMİ HESAPLAMADIM
Oturup servetimi hiç hesaplamadım. Eskiler bereketi kaçak derler."
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!